Profil de BJK35beşiktaşli... Yalan Yo...PhotosBlogListesPlus Outils Aide

Blog


22 août

Sewmem Deme...!

 

VATANIMMMM

Kimse söndüremez tüter bu ocak,
Adı türktür Bu vatanın türk kalacak.
Şehit ve gazi bedelidir bu şanlı bayrak,
Adı Türk'tür bu vatanın türk kalacak.

Nice şehitler vermiş bu toprak,
Sahiip çıkılacak vatan ve bayrak.
Tüm gençlik vatan bekçisi olacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Her şafakta bir ışık parlayacak,
Tüm gençlik ona sahip çıkacak.
Türk gençliği uşak olmayacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Düşman karşısında birlik olacak,
Barış ve kardeşlik ülkümüz olacak.
Huzuru bozana dünya dar olacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Yüzlerce Cemal gazi olacak,
Binlerce Mehmet Şehit Olacak.
Tüm gençlik nöbet tutacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

 

SEWMEM DEME!

 BİRGÜN SENDE SEWERSİN

HEMDE

ÖLESİYEEE!!!

 

 

  28 Haziran

DUYGU UYARILARI !

BU YALNIZ OLANLARA;
AŞK BİRKELEBEK GİBİDİR,PEŞİNDEN KOŞTUKÇA HEP SENDEN KAÇAR.EN İYİSİ BIRAK UÇSUN.İNAN Kİ HİÇ BEKLEMEDİĞİN BİR ANDA GELİP OMZUNA DOKUNUVERİR.AŞK MUTLU EDER,BAZEN DE ÜZER,AMA AŞK ÖZELDİR.AŞKINI HAKEDEN BİRİNE SUNARSAN EĞER!
BU SEVGİLİSİ OLANLARA;
AŞKINAMACI BİRİLERİ İÇİN "MÜKEMMEL İNSAN "OLMAK DEĞİLDİR.SENİ MÜKEMMELLİĞE EN ÇOK YAKLAŞTIRACAK İNSANI BULMAKTIR.
BU ÇAPKIN OLANLARA;
SEVMEDİĞİN BİRİNE ASLA "SENİ SEVİYORUM" DEME.İÇİNDE OLMAYAN DUYGULARDAN VARMIŞ GİBİ SÖZ ETME.KİMSENİN HAYATINA KALBİNİ KIRMAK İÇİN GİRME.SEVGİ DOLU BAKAN GÖZLERE ASLA YALAN SÖYLEME.ÇÜNKÜ BİRİNE VEREBİLECEĞİN EN BÜYÜK ACI , AŞIK OLMADIĞIN BİRİNİ KENDİNE AŞIK ETMEKTİR.
BU EVLİ OLANLARA;
SEVEN İNSAN SENİN HATAN YERİNE ÖZÜR DİLERİM DİYENDİR.NERDESİN YERİNE BENBURDAYIM DİYENDİR.NASIL YAPARSIN YERİNE NİYE YAPTIĞINIANLIYORUM DİYENDİR.VE AŞK,KEŞKE YERİNE DAİMA "İYİ Kİ"DİYENDİR.
BU EVLENMEK İÇİN GÜN SAYANLARA;
BİR KADIN VE BİR ERKEĞİN BİRBİRLERİ İÇİN NE KADAR UYGUN OLDUĞU, BİRLİKTE GEÇİRDİKLERİ ZAMANIN DEĞİL, BİRBİRLERİNE DUYDUKLARI AŞKIN NE KADAR SÜRDÜĞÜYLE ANLAŞILIR.
BU KALBİ KIRIK OLANLARA;
KALP YARASI SİZ KANATMADAN VAZGEÇİNCEYE KADAR SÜRER VE İLACI BU ACIYA ALIŞMAK DEĞİL, ONDAN DERS ÇIKARABİLMEKTİR.
BU AŞIK OLMAKTAN KORKANLARA;
AŞKA DÜŞ, AMA TÖKEZLEME , ANLA AMA BEKLEME, PAYLAŞ AMA İSTEME , YARALAN AMA ASLA ACIYI İÇİNDE BÜYÜTME.
BU SEVDİĞİNİ FAZLA SAHİPLENENLERE;
SEVDİĞİNİ BİR BAŞKASIYLA MUTLU OLDUĞUNU GÖRMEKTEN DAHA ACI BİRŞEY VARSA O DA SEVDİĞİNİN SENİNLE MUTSUZ OLDUĞUNU GÖRMEKTİR.
BU AŞKINI İTİRAF ETMEYE ÇEKİNENLERE;
SEVDİĞİNDEN AYRILINCA AŞK ACI VERİR.SEVDİĞİN SENİ TERK EDİNCE DAHA DA ÇOK ACI VERİR AMA EN ACISI , ONU NE KADAR SEVDİĞİNİ BİLMESİNE HİÇ FIRSAT VERMEMEKTİR.
VE BU DA DÖNMEYECEK BİRİNİ HALA BEKLEYENLERE;
HAYATIN EN HÜZÜNLÜ ANI DELİ GİBİ SEVDİĞİN İNSANIN BUNA HİÇ DEĞMEDİĞİNİ GÖRDÜĞÜN ANDIR.VE EN BÜYÜK KAYBIN ONUN İÇİN HARCANAN YILLARDIR.SENİN AŞKINI ŞU GÜN HAKETMEYEN , BİL Kİ 10 SENE SONRA YİNE HAKETMEYECEKTİR.BİRAK GİTSİN.
(ANONİM:)

 

 

GERÇEKTEN AŞIKMISINIZ?

                     GERÇEKTEN AŞIKMISINIZ?????

 

 

Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa...
Bu aşk değil !
.... HOŞLANMAKTIR....


Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız
Bu aşk değil !
....ARZULAMAKTIR....


Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız....
Bu aşk değil !
....YALNIZLIKTIR....



Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız...
Bu aşk değil !
....SADAKATTİR....


Size sıcak yakın davrandığı için onunlaysanız.
Bu aşk değil !
....KENDİNE GÜVENSİZLİKTİR....




Üzülmesini istemediğiniz için onunlaysanız...
Bu aşk değil !
....ACIMAKTIR....

Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoş görüyorsanız
Bu aşk değil !
....ARKADAŞLIKTIR....



Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız..
Bu aşk değil !
....KOCA BİR YALANDIR....




Onun iyiliği için kendinizden çok şey feda edebiliyorsanız
Bu aşk değil !
....YARDIMSEVERLİKTİR....




O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa
....İşte bu AŞKTIR....



Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız.
....İşte bu AŞKTIR....


O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız..
....İşte bu AŞKTIR....



Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız.
....İşte bu AŞKTIR....

 

 

ölüyorum

Unutulur mu gökyüzü
Yitirir miyim bu gülyüzü
Birer birer neyim kalır geriye baksam da
Solar mıyım gündüz gece
Güneşim yoksa bu son hece
Birer birer neyim kalır geriye baksam da
Zehirlendi dudaklarım
Çocukken nasıl ağlardım
Birer birer neyim kalır geriye baksam da

Ne kaldı bak ellerimde
Biliyorum gülüyorsun
Her adımım daha derine
Ölüyorum...

Törpülenmiş tırnaklarım
Güçsüzdüm ben de avlandım
Birer birer neyim kalır geriye baksam da
Her şeyim olmuş bilmece
Çözdükçe gördüm işkence
Birer birer neyim kalır geriye baksam da
Bir başıma kaldım şimdi
Nerde hata yaptım bilmem ki
Birer birer neyim kalır geriye baksam da

Ne kaldı bak ellerimde
Biliyorum gülüyorsun
Her adımım daha derine
Ölüyorum...

 

 

 

BİR YAZ GÜNÜ VE SEN...

Gecenin gözleri kördür kumsalda
Ağaçların renkleri
Denizin mavisi
Zordur akköpüklü dalgalara adını yazmak
Boşunadır martının uçmasını beklemek

Sabahın beşinde yüzmek denizde
Bir başına uzanmak sereserpe kumsala
Güneşin doğuşunu seyretmek uzun uzun
Martılar uçmak üzere
Zamanı beklediğimizin

Güneş doğdu aydınlandı ortalık
Sıcaklık deniz damlalarını kurutuyor tenimde
İyot kokusu genzimde, yosun kokusu
Martılar da uçuyor artık
Deniz kumsalı öpmeye başladı
Şimdi sevişmek zamanı

Şimdi sevişmek zamanı ama sen yoksun
O kadar çok ten var ki kumsalda
Kumsal ten kaynıyor, beden yanıyor
Bir seninle tensel uyuşurum ben
Sen olmazsan nasıl sevişirim
Tensel uyuşmazlığım var başkasıyla
Kan uyuşmazlığı gibi
Tenimde sen yanıyorsun, içimde ben
Ama sen yoksun

Bir martı gelmek istedi yanıma
Başka bir adam uzanmış yanımdaki şezlonga
Gözleri bende çapkınca bakıyor, gülümsüyor
Ben dalmışım denizin derinliğine
Menekşe gözlerimde bir hüzün bulutu
Buzmavisi dalgaların serinliğinde
Tenimde sen yanıyorsun, içimde ben

Tekneler geçiyor şimdi birer birer
Adalara, koylara gidiyorlar
Ben burada yalnızım onlar da biliyorlar
İstediğin kadar sen yan tenimde
Tekrar giriyorum denize serinlemek için
Yüzüyorum sağır ufuklara doğru ağır ağır
Tenimde sen sönüyorsun, içimde ben yanıyorum

Şimdi sevişmek zamanı
Sevmek, sevilmek, tutkuyla bağlanmak
Bu altın sarısı kumsal, bu buzmavisi deniz
Bu pırıl pırıl gökyüzü kolay bulunmaz
Ayakları denize paralel kanat çırpan bu martı
Ha bir eksik olmuş ha bir artı
İnan ki fark etmez; şimdi sevişmek zamanı

Denizden kumsala çıkıyorum doğruca duşa
Duşta denizsuyu akıyor bedenimden
Oradan doğruca dalıyorum havuza
Bar karşıda, bir kulaç, bir kulaç daha
Hadi barmen bir kokteyl büyük bardakta
Önce bir şişe su ver soğuk olsun
Tenim soğusun, içim soğusun
Bu yaz günü, bu sıcak, bu tatil köyü
Nedense bende hep çağrıştırıyor aşkı
Su tenimden akıyor, sen içimden
Ben havuzda serinledim, seninleyim ama
Şimdi sevişmek zamanı
Tenimde sen yanıyorsun, içimde ben

 

AŞIRI DOZDA SEN ÇEKTİM İÇİME, BENLİĞİM KAYIP..

Eğer sen benden önce ölecek olursan
O’ na arkadaşımı da getirebilir miyim diye sor
Eğer sen yüz yaşına kadar yaşayacak olursan
Ben ondan bir gün eksik yaşamak isterim ki
Bu dünya da sensiz bir günüm olmasın.
Gerçek dostluk sağlık gibidir
Kıymeti ancak kaybedince anlaşılır
Babam her zaman derdi ki ölürken
Beş tane dostum var diyebiliyorsan
O zaman anlamlı bir yaşam sürmüşsün demektir
Gerçek dost
Herkes senden uzaklaşırken
Senin yanına gelendir.
Eğer bütün arkadaşların
Kendilerini bir köprüden atacak olsalardı
Ben onlarla birlikte atlamaz
Aşağıda beklerdim ki onları tutabileyim
Gerçek bir dost iki elinizle sımsıkı sarılır.
Ben sana sende bana yaslanırsan
İkimizde güvende oluruz
Arkadaşlık
İki bedende tek kafa olabilmektir.
Önümde yürüme takip edemeyebilirim
Arkamda yürüme seni doğru yönlendirmeyebilirim
Dostum olman için daima yanımda yürü.
Söylediklerini her kez duyar
Ama dostlar söylediklerini dinler
Gerçek dostlar ise söylemediklerini de dinler
O zaman anlamlı bir yaşam sürmüşsün demektir
Arkadaş
Kalbindeki melodiyi bilen
Ve
Sözlerini unuttuğunda
Onu sana mırıldanandır.
Hayatta hepimiz farklı yönlere yürürüz
Ama nereye gidersek gidelim
Beraberimizde birbirimizden bir şeyler götürürüz.
Her yabancı bir arkadaş adayıdır
Arkadaşlar ise,
Yaşam salatasını zenginleştiren peynir parçacıklarıdır………….

ALINTIDIR...

 
 
Nazım’ı Anlamak

Konak Pier’de ölmek
Bir gemiye bindirilmek
Boatanlı’da iskelenin dibine gömülmek demek
Nazım Hikmet’i anlamak demek…

Pier Loti’de kafayı çekmek
Elleri bağlı Bursa mahpushanesinde sabah etmek
Güneşle kucaklaşmadan gitmek
Hasret çekmek demek
Nazım Hikmet’i anlamak demek…

Sevmek demek vatanını
Öz oğlundan fazla
Her insanı aynı sevmek demek
Nazım Hikmet’i anlamak demek

Anadolu’nun üzerinden
Bir Tupolev ile geçmek
Ama toprağın kokusunu içine çekememek demek
Nazım Hikmet’i anlamak demek…

Bir ömür hasret mektubu yazıp
Bir ömür vatan hasreti çekmek
Rusya’da ölüp
Moskova’ya gömülmek
Hasret olduğu Anadolu toprağında olmasa bile
Başucundan o topraktan bir çınar büyütmek demek
Nazım Hikmet’i anlamak demek…

 

Murat Gevrek

 

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi

 Geceleyin ateşler içinde uyanarak ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

 Ağır posta paketini neyin nesi belirsiz telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

 Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi

 İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık içimde kımıldayan birşeyler gibi

 Seviyorum seni Yaşıyoruz çok şükür der gibi. 

 

BULUT MU OLSAM

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

N.HİKMET RAN

 

Belki Ben

Belki ben
o günden
çok daha evvel,
köprü başında sallanarak
bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
Belki ben
o günden
çok daha sonra ,
matruş çenemde ak bir sakalın izi
..........
..........

 

Nazım Hikmet Ran

 

HOŞGELDİN KADINIM...!

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.

N.HİKMET RAN

 

  

SEN.. ..

En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
Düşmanımdır ikisi..
Sana gelince...
Yazıyorsun..
Okuyorum..
Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
Ne yazık!..
Ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
Kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
Sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
Satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
Biri o,
biri ötekisi...
Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
Sana gelince...
Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün...
Ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
Artık seninle biz,
düşman bile değiliz..

N.HİKMET RAN

 

 

  SENİ DÜŞÜNÜYORUM

Seni düşünürüm
Anamın kokusu gelir burnuma
Dünya güzeli anamın

Binmişsin atlıkarıncasına içimdeki bayramın
Fırdönersin eteklerinle saçların uçuşur
Bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü

Sebebi ne
Seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın
Sen böyle uzakken senin sesini duyup
Yerimden fırlamamın sebebi ne?

Diz çöküp bakarım ellerine
Ellerine dokunmak isterim
Dokunamam
Arkasından camın
Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
Alaca karanlığımda oynadığım dramın 

N.HİKMET RAN

 

 

 

İkimiz

İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
öğrettiler:
aç kalmayı, üşümeyi,
yorgunluğu ölesiye
..........
..........

 

Nazım Hikmet Ran

 

 

 

Bırak Doktor, Varsın Çatlasın Bu Yürek

kaç kere beraberce yazmışız şiirlerimi
kaç kere mavi dumandan avuçlarına onun
koymuşum yanan başımı
sanmıyorum kötülük edeceğini bana
ama ilminize hürmeten
ve güzel hatırınız için Lidi Vanna
peki terkedeyim tütünü;
mapushane yoldaşımı

peki Lidi Vanna kafayı çekmeyeyim
ne şarap , ne votka , ne rakı
hatta yılbaşı gecesi
bayramlarda hata
hatta Kosti'nin doğumgünü . .
zaten evet en kolayı bu ,
kırk yıl içmesem aklıma gelmez meret

peki saat on dedi mi
yatrayım yatağa hasta kalbimi
çocuklarla kuşlarla beraber
halbuki mesela geç vakit , geceleyin
kışın hele
rahatsız etmeden büyük uykudaki insanı
usulcacık geçip Kızıl Meydan'ı
dolaşmaya bayılırım
rıhtımında Moskova nehrinin . .
yahut da sabahlamaya Lidi Vanna ,
usta bir kitabın aydınlığında . .

peki en azından altı ay daha
yarin dudağından uzak durayım
zaten ayrılık var arada

anlıyorum Lidi Vanna , yoldaşım
yüksek emirlerinize riayet gerek
yoksa üçüncü bir enfarkt
ve el bombası gibi patlayıp dağılabilir yürek . .
anlıyorum fakat ;
"sevinç , öfke , keder
tütünden de diyorsunuz , uykusuzluktan da beter"
iyi ama doktorcuğum mesela ,
nasıl sevinmem dolu dizgin
gördükçe ben komünist
burda komünizmin elle tutulur hale geldiğini
yahut bu nisan ayında
Fransız seçimlerinde
en çok bizimkilerin oy aldığını?
benim akıllı doktorum , insaf edin , 
nasıl öfkelenmem düşündükçe memleketimi?
çırpınıyor ayakları altında bir avuç hergelenin
sonra , mesela belki görmeyeceğim bir daha
anasıyla Memed'imi

kederlenmemek elde mi güzel gözlü doktorum , elde mi ?

sözün kısası Lidi Vanna , 
şefkatli emeğiniziboşa çıkaracağım diye kızmayın bana . .

BEN VEKARLI , SAKİN , VURDUMDUYMAZ BİR KAYA GİBİ
DENİZ KIYISINDA YAŞAMAYA SÖZ VEREMEYECEĞİM . .

BIRAKIN DOKTOR ,
YÜREK BU , BAKIN NASIL ÇARPIYOR 
ÇATLAYACAKSA 
ÖFKEDEN , KEDERDEN , SEVİNÇTEN
VARSIN ÇATLASIN 
 
N.HİKMET RAN 
 
SEVİYORUM SENİ
Seviyorum seni 
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
N.HİKMET RAN 
 
Yine Yağmur Üstüne
Serçe kuşları gibi yağmur
çinko dama serptiğim
		ekmek kırıntılarını
		telâşlı telâşlı, tıkır tıkır.
serçe kuşları gibi yağmur.
N.HİKMET RAN 
 
 
...
 
Yaşamaya Dair
1

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
                           bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
                           yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
                     beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                       insanlar için ölebileceksin,
                     hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                     hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                     hem de en güzel, en gerçek şeyin
                                            yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
                                               yaşamak, yani ağır bastığından.

                                                             1947

YAŞAMAYA DAİR

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan
                   bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
                                       en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
                                    diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
                            yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki, hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
                                       yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerde olursak olalım
             hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

                                                             1948

YAŞAMAYA DAİR

3

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
                        hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
                        yani, bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hattâ bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
                            zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
                            "Yaşadım" diyebilmen için...

                                                            Şubat 1948
 
N.HİKMET RAN 
 
...
 
 
Seni Düşünmek
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.
 
N.HİKMET RAN 
 
 
...

HAYATI ISKALAMA LÜK$ÜN YOg $€nİN!!! \ NAZIM HİKMET

 

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.


Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
"Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.


Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"
yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken
de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
cabası....


Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

NAZIM HİKMET

 

 ...
 

 

  

YUMDUM GÖZLERİMİ 

 

Yumdum gözlerimi

Yumdum gözlerimi

Karanlıkta sen varsın

Karanlıkta sırtüstü yatıyorsun

Karanlıkta bir altın üçgendir alnın ve bileklerin

Yumulu göz kapaklarımın içindesin sevdiceğim

Yumulu göz kapaklarımın içinde şarkılar

Şimdi orda herşey seninle başlıyor

Şimdi orda hiçbir şey yok senden önceme ait

Ve sana ait olmayan

 

N.Hikmet RAN

 

 

 

HASRET
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Yüz yıldır bekliyor beni
bir şehirde bir kadın.

Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.

Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.

 
NAZIM HİKMET

dünyanın en tuhaf mahkumu



Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
       beş değil,
                yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
                       deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
                              senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
                  kabahat senin,
                              - demeğe de dilim varmıyor ama -
                  kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet Ran
 
 
 
 

Üçüncü ŞahSın ŞiiRi

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım


ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım


akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım
 
  Attila İLHAN

........................................................................................................................................................................................................................................ 

BEKİR NİHAT SEMAHAT

 

 

  • Bu şiir suya yazılmıştır
  • Bir hiç kimse için
  • Hesapsız ve ardından ağlanmadan
  • Öyle harap öyle yetim bırakılmıştır
  • Mor dağların kınalı bulutuna
  • Irmağın köpüğüne
  • Tarçın ağacının yapraklarına yazılmıştır
  • Bu şiir düşe yazılmıştır
  • Yorgun gecelerin nihayetinde
  • Yorulmadan kavgadan
  • İhaneti unutmadan, unutulmadan kayıtlardan
  • Bir muska gibi takılmıştır yüreğe bu şiir
  • Her zaman umut edilecek bir şafak kalmıştır
  • Yine de kalmıştır bir yerinde
  • Ekmek gibi sıcak
  • Su gibi aziz bir şeyi insanın
  • Bu şiir kahra yazılmıştır.
  • Vurulmuştur duvar dibinde Bekir
  • Duvarda yarım bıraktığı geleceği memleketin
  • Duvarda şarkıları, umudu ve kanı
  • Yani bedeli ettiği üç beş kelimenin
  • Kardeşi Nihat polis kolejinin ikinci sınıfında
  • Kız kardeşi Semahat örmecide sürmekdedir
  • Sefasını hayatın
  • Sabah ayazı cellat gibi kesmektedir adamı
  • Bir gazetenin üçüncü sayfasına düşmektedir
  • İşin hasılası
  • Kim bilecektir ki duvarın dibinde
  • Bir gül yaprağı gibi yatan Bekir'i bulmak
  • Sabah poaçaya çıkan Çankırılı Aliye kısmet olacaktır
  • Bu şiir hayra yazılmıştır.
  • Nihat koleji bitirip Polis olacaktır
  • Semahat örecektir kendi kaderinin ağlarını
  • Çankırılı Ali ne yapsın
  • Bekir'i kaldırıp yerden yüreğini soğuk
  • Poaçalarını sıcak tutacaktır.
  • Ağlamak kolay, ağlamak zor
  • Ağlamak yine analara yazılacaktır.
  • Her Allah'ın günü bahtlarını şivan düşe düşe
  • Ağlayacaktır analar
  • Olsun işte
  • Oğlu Nihat Polis olacaktır
  • Aslan gibi duracaktır ortada
  • Semahat bir koca bulacaktır
  • Bekir'se olmayacaktır evde
  • Her gece bir yıldız düşen kabrinde
  • Böyle sessiz yatacaktır.
  • Bu şiir bahta yazılmıştır
  • Kırılmıştır kalbi memleketimin
  • Suyun tadı kırılmıştır
  • Adamın adamlığı
  • Ne yazılmışsa doğrudur
  • Doğrudur Bekir'in duvara yazdıkları
  • Nihat'ın polisliği doğrudur
  • Ve Doğrudur Ferdi Tayfur'un yuvasız kuşları
  • Çankırılı Alinin günahı nedir
  • Ya Semahat saçını kimin için süpürge etmektedir.
  • Ve anaları neden her bir güvercin gördüğünde
  • Bir daha ölmektedir.
  • Bu şiir umuda yazılmıştır
  • Yine de sabah gün doğarken üstüne karanlığın
  • Sevebileceğimiz bir şeyler olacaktır.
  • Mesela Nihat Polis olacaktır
  • Semahat nur topu gibi bir oğlun doğuracak
  • Adını Aslan Bekir koyacaktır.
  • Bir şeyler olacaktır.
  • Umut da bizin hanemize bir şivan gibi
  • Bir çığlık gibi üleşecektir kan revan içinde
  • Yine de bu şiir
  • biraz kahra
  • biraz hayra
  • biraz suya
  • biraz bahta
  • Ama en çok
  • duvarda şarkısı ve kanı kurumayan Bekir'e yazılmıştır.

 

İbrahim SADRİ

  

    ASALET ÜSKÜ DARLI
Kimseler Görmesin diye Gözlerimde SEL SEL taşan YANLIZLIĞI, kİMSELER DUYMASIN DİYE SESİMİ ışık SIZMAYAN bir odanın KARANLIĞINA koydum. UNUTSUN BENİ DAĞLAR, unutsun beni yolar ,unutsun beyaz güller..Kayboldum DERTLERİMLE denizlerin

 

 

3 çeşit dost vardır;Birincisi ekmek gibidir her zaman istersin.İkincisi ilaç gibidir lazım olunca ararsın.3üncüsü mikrop gibidir

o gelir seni bulur.Allah herkesi mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın...! (amin)

Commentaires

Veuillez patienter...
Le commentaire entré est trop long. Raccourcissez-le.
Vous n'avez rien entré. Réessayez.
Il est actuellement impossible d'ajouter votre commentaire. Réessayez plus tard.
Pour ajouter un commentaire, tu dois avoir l'autorisation de tes parents. Demander l'autorisation
Tes parents ont désactivé les commentaires.
Il est actuellement impossible de supprimer votre commentaire. Réessayez plus tard.
Vous avez dépassé le nombre maximal de commentaires qu'il est possible d'envoyer le même jour. Réessayez dans 24 heures.
Votre compte a pu laisser les commentaires désactivés parce que nos systèmes indiquent que vous risquez d'arroser d'autres utilisateurs de messages. Si vous pensez que votre compte a été désactivé par erreur, contactez l'assistance en ligne de Windows Live.
Effectuez la vérification de sécurité ci-dessous pour finaliser l'envoi de votre commentaire.
Les caractères entrés pour la vérification de sécurité doivent correspondre à ceux de l'image ou du fichier audio.
BJK35 NOYAN a désactivé les commentaires dans cette page.

Rétroliens

L'URL de rétrolien de ce billet est :
http://bjk35besiktaslinoyan.spaces.live.com/blog/cns!DBEF030EDF88E5EB!601.trak
Blogs Web qui font référence à ce billet
  • Aucune